Asenkron Motorlar

Asenkron Motorlar

Asenkron nedir? Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), senkron, eş zaman karşıtı. Asenkron motor; stator sargıları ile aldığı elektrik enerjisini rotorunda dönme hareketi yaparak mekanik enerjiye çeviren elektrik makinesidir. Asenkron motorlar, endüstride en fazla kullanılan elektrik makinalarıdır. Çalışma prensibi bakımından asenkron motorlara indüksiyon motoru da denir.

Asenkron motorlar devir sayılarının yük ile çok az değişmesi sebebi ile  sabit devirli motorlar olarak tanımlanır. Verimleri oldukça yüksek olduğundan üç fazın bulunmadığı yerlerde ise bir fazlı asenkron motorlar kullanılır.

Bu motorlara asenkron motor adı verilmesinin nedeni, stator sargılarında meydana gelen manyetik alanın dönüş hızı ile rotor devir sayısının aynı olmamasıdır. Rotor hızı stator manyetik alanın hızından daima daha azdır. Bundan dolayı bu motorlara, uyumlu olmayan manasına gelen asenkron motor denir.

Asenkron motor fiyatları ucuz, bakıma ihtiyaçları az olduğundan ve çalışma sırasında ark (şerare) meydana getirmemeleri sebebi ile  doğru akım motorlarına göre daha çok tercih edilmektedir.

Asenkron Motorların Yapısı Ve Özellikleri

Alternatif akım; motorları diğer adıyla AC motorlar asenkron motor ve senkron motor olmak üzere iki bölümden oluşurlar. Asenkron motorları senkron motorlardan ayıran en büyük özellik, dönme hızının (teoride karşılığı mil hızıdır) sabit olmayışıdır.

Asenkron motor parçaları;  stator ve rotordan meydana gelir.

Stator

Asenkron motorun duran bölümü statordur. 0,4-0,8 mm kalınlığında bir tarafı yalıtılmış sacların, özel kalıplarda paketlenmesi ile stator  imalatı yapılır. Bu kısma stator sac paketi adı verilir. Stator sac paketinin iç kısmına belirli sayıda oyuklar açılır ve bu oyuklara sargıların montajı yapılır.

Rotor

Asenkron motorun dönen bölümü rotordur. Genellikle sincap kafesli ve sargılı rotor imalatı iki çeşittte yapılır. Her ikisi de üzerine oyuklar açılıp paketlenmiş silisli saclarınbir mil üzerine sıkıca yerleştirilmesinden oluşmuştur.

Asenkron motorun rotoru;

  • Sargılı rotor (bilezikli rotor)
  • Kısa devreli rotor (sincap kafesli rotor)

olmak üzere iki çeşittir. Asenkron motor, rotorun yapısına göre bilezikli rotor ve sincap kafesli rotor  olarak ifade edilir.

Rotoru sincap kafesli asenkron motor ve bilezikli asenkron motorun statoru aynı şekilde yapılır. Asenkron motorun statoru; gövde, stator-saç paketleri ve stator sargılarından meydana gelir. Rotoru bilezikli asenkron motorun rotoru stator içinde yataklanır. Rotor mili uzerinde rotor saç paketi ve döner bilezikler vardır. Rotor saç paketi üzerine açılmış oluklara rotor sargıları yerleştirilir. Bütün rotorlarda üç sargı (3 faz sargısı) bulunur.

Bu sargılar genel olarak yıldız; nadir olarakta üçgen bağlanır. Bazı hallerde rotorlarda, çift sargı da (çift faz sargısı) görülebilir. Bu tür sargılar motor içinde V-devresi şeklinde bağlanır. Gerek çift, gerek üç sargılı olsun, sargı uçları rotor üzerinde bulunan döner bileziklere bağlanır. Döner bilezikler ile, akım devresi arasındaki bağlantı kömür  fırçalar vasıtasıyla sağlanır.

  • Sargılı Rotor (Bilezikli Asenkron Motorlar)

Stator sargılarında olduğu gibi 120° faz farklı olarak rotor oyuklarına üç fazlı alternatif akım sargısı konulup uçları, rotor mili ile yalıtılan üç bakır bileziğe bağlanmıştır. Akım, bileziklere basan fırçalar vasıtası ile sargılara tatbik edilir. Bunun için bu motorlara bilezikli rotorlu motor da denir. Bu tip motorlarda devir sayısı ile döndürme momenti fırçalar ve rotor devresine sokulan dirençler ile kolayca ayarlanır.

Bilezikli asenkron motorun döndürme momenti, stator ve rotorda meydana gelen döner alanların manyetik akılarına bağlıdır. Manyetik akı sargılardan çekilen akımlar ile doğru orantılıdır. Bundan dolayı döndürme momentinin, motorun akım çekişine bağlı olduğu sonucu çıkar.

Döner bilezikler kısa devre edildiğinde, rotor akımı devresinde rotor sargılarının tepkin direnci (enduktansı) büyük ölçüde olur. Endüktif direnç durumunda, rotorda endüklenen gerilim ile rotor akımı arasındaki faz farkı 90º olmaktadır. Meydana gelen bu faz farkı rotor döner alanını 90º kaydırır. Rotor döner alan kutupları ile stator döner alanının özdeş kutupları tam olarak karşı karşıya gelir. Bunun sonucunda sadece rotor mili yönünde etkiyen bir kuvvet meydana gelir. Artık rotor dönmez.

Bütün anlatılan bu oluşumlar sadece bir hipotezdir. Yani sargıların sadece tepkin direncine göre ortaya atılmıştır.  Halbuki, sargıların çok küçük bile olsa, bir miktar etkin direncinden dolayı gerilim ile akım arasındaki faz farkı 90º den daima küçüktür. Bu nedenle rotor durmaz, ancak döndürme momenti en küçük değerine ulaşır.

Rotor döner alan yönünde döndürüldüğü zaman, rotor akımının frekansı küçülmeye baslar. Bu durumda rotor sargısının tepkin direnci azalır, ancak etkin dirençte bir değişiklik olmaz. Bunun sonucunda faz farkı küçülerek motor kutuplarının rotor kutuplarına uyguladığı döndürme momenti büyür. Rotor sargılarındaki akım ile gerilim arasında, faz farkı ne kadar küçük olursa, döndürme momenti o kadar büyük olur.

Başka bir yönden rotor devir sayısının yükselmesi rotorda endüklenen gerilimi düşürdüğü ve bunun sonucunda rotor akımı ile döndürme momentinin yeniden azaldığı söylenebilir. Faz farkı küçülmesi ağır bastığı zaman, döndürme momenti büyür, buna rağmen endüklenen gerilim ağır basarsa, döndürme momenti küçülür.

Günümüzde uygulamada bulunan asenkron motorlara göre, motoru sessiz halden çıkarmak için gerekli moment ilk döndürme momenti ve en büyük döndürme momenti devrilme momenti olarak ifade edilir. Motorun anma devri ile dönmesi anında milinden uygulayacağı döndürme momentine anma momenti adı verilir. Devrilme momenti anma momentinin en az 1,6 katı büyüklüğünde olmalıdır.

Bazı motorlarda döndürme momenti motorun yol almasından sonra ikinci kez düşmektedir. Motorun yol almasından sonra ortaya çıkan en küçük moment geçit-momenti olarak bilinmektedir. Son olarak rotor akım devresine yol verme dirençlerinin bağlanması ile, rotor devresinin etkin direnci büyütülmekte ve bundan dolayı akım ile gerilim arasındaki faz farkı küçük tutulmaktadır. Bunun sonucunda çok küçük devir sayılarında döndürme momenti büyük olur. Buna rağmen, devir sayısı yükseldikçe rotordan geçen akım şiddetle azalır.

Rotoru bilezikli asenkron motorlarda, kömür fırçalar üzerinden rotor akımı geçerken, güç kayıpları meydana gelir. Kömür fırçalar ve döner bilezikler sürekli aşınır. 20 kilowatt gücün üstündeki motorlarda genel olarak fırça kaldırma sustaları bulunur. Çok yüksek devirler sonucunda döner bilezikler arası dolarak kısa devreler meydana gelir. Böyle durumlarda fırça kaldırma sustaları çalışır, fırçaları döner bileziklerden ayırır.

Yol verme dirençlerinin üzerinden geçen akım sebebi, ısı kayıplarının meydana gelmesi istenmeyen bir durumdur. Dirençler yerine bobinlerin yol verme devresinde kullanılması daha büyük problemler doğurur. Zira bobin üzerinde endüktans sebebi ile meydana gelen faz farkı motordaki faz farkını büyültmekte ve bunun sonucunda yol alma momenti düşmektedir. Bu sebeple dezavantajlarına karşın dirençlerin kullanılması zorunludur.

Rotoru bilezikli asenkron motorların kalkış akımları nominal akımlarından çok büyük olmadığı için, bu motorlar, mesela; taş kırma makinaları, büyük su pompaları ve büyük takım tezgahları gibi yüksek güce ihtiyacı olan makinaların işletmesinde tercih sebebidir. Bilezikli rotorun ilk döndürme momenti çok büyük olduğu için, büyük vinçler gibi cok kuvvetli yükler altında sürekli çalışacak makinaların kuvvet üreten kesimlerinde bu motorlardan faydalanılmaktadır. Ayrıca devir sayıları ayarlanabildiği için kren (vinç) ve ayarı makine tezgahlarında sıklıkla kullanılır.

Bilezikli asenkron motorun faydası, ek dirençler yardımıyla kalkış akımının istendiği kadar azaltılması, kalkış ve frenleme momentinin arttırılmasıdır. Şebekelerin güçlenmesi ile kalkış akımını sınırlamanın önemi azalmıştır. Ama yüksek kalkış momenti ve uzun kalkış süresi bazı tahriklerde bilezikli asenkron motorun uygulamasını gerektirir.

  • Sincap Kafesli Rotor

Rotor sac paketinin dış yüzüne yakın açılan oyuklar içine pres dökümle eritilmiş alüminyum veya bakırdan yuvarlak ve kanatçık şeklinde çubuklar  yerleştirilir.

Rotor çubuklarının yüzeye yakın olması rotor reaktansını ihmal edilecek boyutlara  düşürür. Rotor çubuklarının kesitinin küçük seçilmesi, öz iletkenliği 8-10 m/Ω olan malzeme kullanılması rotor rezistansını artırır. Çubuk başları kısa devre halkası (küçük güçlü motorda Al, büyük güçlü motorda Cu) ile birleştirilir. Çubuklar rotor üzerine çapraz olarak yerleştirilir.

Bu çubuklar her iki ucundan kısa devre bilezikleriyle elektriksel olarak kısa devre edilmiştir. Rotor oluk sayısı stator oluk sayısına eşit olduğunda motor kalkınmaz. Rotor oluk sayısı, stator oluk sayısının %70-85’i veya %115-120’si kadar olmalıdır. Manyetik sesleri azaltmak ve iyi bir kalkınma momenti elde etmek için rotor olukları mile meyilli olarak açılır.

Bu halkaların üzerindeki   kanatçıklar motordaki sargı tellerinin soğumasını kolaylaştırır. Rotor çubuklarının kısa devre edilmesi sebebi ile bu tip rotorlara kısa devre çubuklu rotor da denir.

Üç fazlı asenkron motorların çalışması sırasında rotor olukları hareket etmektedir. Bu nedenle rotorda distorsiyon( nesnenin şeklinin değişimi) oluşabilir. Büyük güçlü rotorlarda kanallara bakır çubuklar yerleştirilir. Alüminyum çubuklar kafes şeklindedir. Sincap kafesli asenkron motorun, rotor sac paketi oluklarında sargılar yerine alüminyum ya da bakırdan yuvarlak ve kanatçık seklinde çubuklar vardır.

Asenkron motor firmaları tarafından yapılan sanayide ve bir çok alanda kullanılan kafesli tip asenkron motor yapımı kolay, dayanıklı, işletme güvenliği yüksek, bakım ihtiyacı az, en yaygın ve asenkron motor fiyatları ucuz elektrik motordur. Normal kafesli asenkron motorun dezavantajı kalkış momentinin daha küçük, kalkış akımının büyük olmasıdır. Bu dezavantajı gideren akım birikmeli asenkron motorlarda kafes yüksek çubuklu, çift çubuklu gibi özel şekillerde yapılmaktadır. Çok küçük güçlerde yapılan bir fazlı asenkron motorlar genel olarak kafes rotorludur.

Gövde ve Kapaklar


İçerisinde stator saç paketi bulunan gövde ayakları ile zemine veya kaide üzerine montajı yapılabilir. Alüminyum döküm biçiminde yapılan asenkron motor gövdesi üzerinde ufak kanatçıklar vardır. Bu kanatçıklar, gövdenin hava ile temasını  arttırarak soğumayı kolay hale getirir.

Motor kapakları, ortalarına açılan yuvalara konulan rulmanlar yardımı ile rotora yataklık yapar. Bu kapaklar, motor gövdesine cıvata ve saplamalarla montajı yapılır.

Yatak ve Rulman

Rotorun kolay dönmesini sağlayan mekanik yapılı asenkron motor parçalarıdır. Küçük güçlü motorlarda pirinç vb. madenler kullanılarak yapılmış bilezik şeklinde, yağlanmış  yataklar (burç) kullanılır. Büyük güçlü motor yatakları ise rulman kullanılır.

Motor Etiketi

Motorların özelliklerini belirtmek için alüminyum etiketlerin, motorun üzerine montajı yapılır.

BALANS

Balansın  Önemi

Dönen cisimde, merkezden dışa doğru ağırlıkların dengeli olmasına balans denir. Elektrik motorların da dönen parçalarında (rotor ve endüvi) atalet ve dönme ekseni ile dönmediği zaman balans bozukluğu meydana gelir.

  • Balans bozukluğu, dönme ekseni üzerindeki yataklara dengesiz merkezkaç kuvvetinin etki etmesi,
  • Kütlelerinin eşit olmaması,
  • Balans bozukluğu, elektrik motorlarında en büyük arıza nedenlerinden biridir.
  • Rulman, yatak ve milin kısa sürede arızalanmasına neden olur.
  • Balans bozukluğu, motorlarda mekanik gerilmeleri ve titreşimi fazlalaştırır.
  • Bunlar motorun ömrünü kısaltır.
  • Elektrik motorlarında  zararlı titreşimler, iki türlü ortaya çıkar.

 Elektromanyetik  Titreşim

Elektrik motorları çalışırken dönen parçalarında (rotor ve endüvi) nüve üzerinde manyetik alan meydana gelir. Nüve üzerindeki bu manyetik alan, nüvenin her tarafına dengeli olarak dağılmalıdır. Aksi taktirde titreşime sebep olur. Rotor ve endüvilere belirli şekiller verilerek bu titreşimler, belirli ölçüde azaltılır. Elektromanyetik titreşimi azaltmak için ise rotor çubukları, mil eksenine açı ile yerleştirilir.

Balans Bozukluğundan Meydana Gelen Titreşim

Motorların dönen kısmına iyi balans ayarı yapılmamış ise titreşime neden olur. Rotor ve endüviler izole edildikten sonra imalatçı firma tarafından anma devrinin oldukça üstünde bir devirle döndürülür. Merkezkaç kuvvetin etkisiyle sarımlar, yerlerine sıkıca oturup son şeklini alır. Sonra balans ayarı yapılır.

Bozuk Balansın Yan Etkileri

Balans ayarı olmayan motorlar, rulmanların bozulmasına neden olur. Bozulan rulmanlar, rulman yataklarının bozulmasına ve motor kapaklarının kırılmasına neden olur. Mekanik arızaların dışında doğru akım motorlarında komütasyonu(değiştirme, aktarma) bozucu etkisi  vardır. Titreşimler sebebi ile motorun verimi  düşer. Sonuç olarak motor mili ve sargıları zarar görür.

Asenkron Motor Çeşitleri

Özel yapım elektrik motor çeşitleri vardır: Rotoru dışarıda, statoru içerde bulunan dış rotorlu asenkron motor, ayrıca rotor sargısı bulunmayan kütlesel rotorlu asenkron motor, iki fazlı asenkron motor, iki fazlı servo motor, eylemsizlik momentinin çok küçük olması istenen durumlarda kullanılan ve rotoru alüminyum yada bakırdan boş bir silindir olan motorlar gibi.

Asenkron motorlar faz sayısına göre;

  • Bir Fazlı Asenkron Motor: Küçük güçlüdür. Çamaşır makinesi, pompa, buzdolabı gibi cihazlarda kullanılırlar.
  • İki Fazlı Asenkron Motor
  • 3 Fazlı Asenkron Motor: Sanayide çok yaygın olarak kullanılan motor çeşididir.

Asenkron motor yapılarına göre;

  • Kısa devre rotorlu (sincap kafesli) asenkron motorlar.
  • Rotoru sargılı (bilezikli) asenkron motorlar.

Yapı tiplerine göre;

  • Açık tip asenkron motorlar
  • Kapalı tip asenkron motorlar
  • Flanşlı tip asenkron motorlar

Çalışma şekillerine göre;

  • Yatık çalışan asenkron motorlar
  • Dik çalışan asenkron motorlar

Rotorun yapılışına göre;

  • Yüksek rezistanslı asenkron motorlar (rotor omik direnci büyük)
  • Alçak rezistanslı asenkron motorlar (rotor omik direnci küçük)
  • Yüksek reaktanslı asenkron motorlar (rotor endüktif direnci büyük)
  • Rotoru çift sincap kafesli asenkron motor

Sincap Kafesli Asenkron Motor

Sincap kafesli (kısa devre rotorlu) asenkron motorlar işletme anında bilezikleri kısa devre edilmiş rotoru bilezikli motorlarla hemen hemen aynı  özelliklerini taşır. Kısa devre rotorunun ilk döndürme momenti küçük ve ilk akım çekişi büyüktür.

Kısa devre rotorlu motorların ilk akım çekişi;  anma akımının 8-10 katı büyüklükte olmaktadır. Geçit momentini küçük tutmak için rotor çubukları yatık veya V- basamakları halinde düzenlenir. Bazı kafes rotorlu motorların rotorları ilk devre bağlama anında yüksek bir etkin direnç ve motor yüksek devire geldikten sonra küçük bir etkin direnç gösterir. Bir tur kendinden yol verme dirençli olan bu rotorlar da ilk devre bağlama anında akım çekişi küçük ve ilk döndürme momenti büyük olmaktadır. Bu durumda motor daha yumuşak yol alır. Motor yüksek devire ulaştığı zaman rotor direnci kendi kendine küçülür ve yüklenmeler karşısında devir sayısı değişikliklerini büyük ölçüde önler. Bu tur otomatik direnç ayarlı bir rotor, deri etki prensibine göre çalışır. Bundan dolayı bunlara deri etkili rotor denir.

Deri etkili rotorların sac paketi üzerinde alt alta iki sincap kafesi vardır. Alttaki kafes işletme kafesi; üstteki kafes yol verme kafesidir. İlk devre bağlama anında hem işletme kafesinin, hem de yol verme kafesinin çubukları üzerinden alternatif akımlar geçer. Üzerinden akım geçiren çubuklar çevresinde magnetik alanlar meydana gelir. Her bir çubugun magnetik alanı hem kendisine hem de yanındaki çubuğa etki ederek çubuk dirençlerinin yükselmesine sebep olur (deri etkisi). İşletme kafesinin çubukları altta bulunduğu için, bunların alan çizgileri daha çok demir üzerinden geçmekte ve magnetik akının büyük olmasından ötürü dirençleri daha büyük olmaktadır. Rotor devir sayısı arttıkça, motor frekansı düşer. Deri etkisi akım frekansı ile doğru orantılı olduğu için çubukların direnci küçülür.

Deri etkili rotorların ilk döndürme momentleri büyük ve ilk adım çekişleri küçüktür. Bunların en büyük sakıncası, oluk kesitlerinin, yani başka bir ifade ile hava aralıklarının oldukça büyük olmasıdır. Bu sebeple bunlarda akı kaçakları büyük, güç faktörü ve verimi küçük olmaktadır.

Motor firmaları tarafından imalatı yapılan kafes rotorlu motorlar, daha hafif ve motor fiyatları ucuzdur. Bundan dolayı çok az bir bakıma ihtiyaç duyarlar ve fırçaları olmadığı için kıvılcım; yani parazit meydana getirmezler. Bu avantajlarından dolayı rotoru bilezikli motorlara yağ tutulur. Sincap kafesli asenkron motorlardan, mesela; kaldırma düzeneklerinde, iş makinelerinde ve tarım makinelerin de faydalanılmaktadır.

Asenkron Motorların Çalışma Prensibi

Asenkron motorların çalışması şu prensiplere dayanır;

  • Alternatif akımın uygulandığı stator sargılarında dönen bir magnetik alan olmalıdır.
  • Magnetik alan içerisinde bulunan bir iletkenden akım geçirilirse o iletken magnetik alanın dışına doğru itilir.
  • Aynı adlı kutuplar birbirini iter, zıt kutuplar birbirini çeker. 3 fazlı asenkron motorlarda üç fazlı stator sargıları oyuklara 120° faz farklı olarak yerleştirilir. Bu sargılara aralarında 120° faz farkı bulanan alternatif gerilim uygulandığında sargıların etrafında döner bir manyetik alan meydana gelir.

Asenkron motorun stator sargılarından geçen akım döner magnetik  alan meydana getirir. Döner magnetik alanın etkisi altında kalan rotor sargıları üzerinde alternatif gerilimler endüklenir. Rotor sargıları kısa devre edilmiş ise, bu sargılar üzerinden geçen akımlar rotor döner alanını meydana getirir. Rotor döner alanı ile stator döner alanının karşılıklı etkimesi neticesinde rotor dönmeye başlar.

Bazı elektrik motorlarında stator içte, rotor dışta bulunur. Bu motorlarda dönen parça yine rotordur. Bazı yürüyen merdivenlerde, oto frenlerinin kontrol edildiği sistemlerde ve özel aspiratörler de kullanılan bu tür motorlar asenkron motor prensibine göre çalışır.

Rotordan beslenen motorlarda, içte bulunan rotor döner bilezikler üzerinden akım şebekesine bağlanır. Buna rağmen stator sargıları kısa devre edilmiştir. Doğrudan doğruya akım şebekesinden beslenen rotor üzerinde bir döner alan meydana gelir. Bu döner alan stator sargıları üzerinde endüksiyon sebebi ile bir akım ve bunun sonucu stator döner alanını meydana getirir. Ancak bu defa rotor kendi döner alanının ters yönünde döner. Buna da lenz yasası denir.

Asenkron Motorlarda Kayma

Alternatif akım motorlarında moment, biri stator üzerinde, diğeri ise rotor üzerinde meydana gelen iki elektrik alanının etkileşmesi sonucunda oluşur. Sabit bir momentin üretilebilmesi için, bu iki alanının, motorun hava aralığında eş zamanlı (senkronize) bir halde olması gerekir. Üretilen momentin büyüklüğü, aralarındaki faz farkı ile tespit edilir. Dengeli 3 fazlı  (3 fazlı asenkron motor) bir sistemle beslenen 3 fazlı bir sargı düzgün bir biçimde dönen bir alan oluşturabilir. Endüstriyel uygulamalarda kullanılan asenkron motorların birçoğu bu sebeple üç fazlıdır.

Asenkron motorlarda dönen stator alanı kısa devre edilmiş rotor sargılarında, ikisi arasındaki bağıl hıza orantılı bir frekansta akımların endüklenmesine sebep olur. Motor bilezikli türden ise rotor üzerindeki sargı, sincap kafesli ise kafes, 3 fazlı bir sargıdan beklenilen bir biçimde, rotor alanı adı verilen bir ikinci alan meydana getirir. Rotor alanı ile stator alanının hızlarının toplamı senkron hıza eşit olmalıdır.

Stator döner alan devrine senkron devir, rotor devrine asenkron devir, ikisi arasındaki devir farkına ise kayma denir. Senkron hız ile rotor hızı arasındaki fark kayma olarak tanımlanır. Yani rotor hızının senkron hızına göre bağıl hızı, kaymayı verir. Kayma “S” sembolü ile gösterilir


Asenkron Motorların Avantajları

  • Asenkron motorlar devamlı bakım istemez.
  • Asenkron motorların yük altında devir sayıları değişmez.
  • Asenkron motorların güç elektroniği devre ile devir sayısı kolay bir şekilde ayarlanır.
  • Asenkron motor fiyatı diğerlerine göre ucuzdur.
  • Asenkron motorlar çalışma anında elektrik ark yapmazlar.
  • Asenkron motorların bu özelliklerinden dolayı, endüstride en çok kullanılan motorlar olmalarına neden olmuştur
  • Asenkron motor imalatı bir fazlı ve üç fazlı olarak üretilebilir.
  • Asenkron makinalar endüstride genel olarak motor olarak çalıştırılırlar, ama belirli şartların sağlanması durumunda generatör olarak da çalıştırılabilirler.
  • Asenkron makinaları senkron makinalardan ayıran en büyük özellik, dönme hızının sabit olmayışıdır. Bu hız motor olarak çalışmada senkron motor hızdan küçüktür. Makinanın asenkron oluşu bu özelliğinden ileri gelmektedir.